Jump to content

Görülmemiş Uzunlukta Mazda 3 MPS İlanı (2012)


Revivo73

Tavsiye Edilen Mesajlar

Serkan hocam ne desen haklısın, Mazda'nın bu politikasızlığından en çok zarar eden sensin. İyiki de seni dinleyip beyazı almadım vaktiyle, zarar katmerli olacaktı yoksa.  :dua:

 

Bende abim dahil 4-5 kişiye Mazda aldırdım, bunlardan 3 tanesi sıfır aldı. 45 bin liraya aldığı Mazda 3' ü 1 sene sonra satışa çıkardığında gelen teklifleri görünce adamın dudağı uçukladı. Daha 1 yaşında bir araca bayi 34 bin lira teklif etti, 36.500' e zor bela elinden çıkardı. Sıfırı o sıra 50 bin lira civarındaydı. 1 yılda neredeyse %30 (!) değer kaybı... O saatten sonra da hemen hepsi Mazda çok iyi ama bende parayı sokakta bulmadım deyip biri Volvo S60, diğeri Peugeot 3008 beriki Vw Golf aldı. Golf alan 1 yıl kullandıktan sonra ciddi bir karla aracı elden çıkarıp Audi A3 sedan aldı, onu da geçen satmış, yine bir miktar karla... Mazda' da aldığı fiyatın üstüne satan var mıdır, sanmıyorum... Mazda çok güzel ama ülkemizdeki imajı yerde bile değil, yerin dibinde maalesef.  :kafa:

 

 

Yorumlardan anlaşıldığı kadarıyla Mazda Türkiye (veya distribütörü, her ne ise) sıfır satışlarda ÖPÜYOR diyebilir miyiz? Ancak o sorun Mazda'ya özgü değil. Kendim hiç sıfır araba almadım fakat Kawasaki ve Yamaha olmak üzere 2 tane sıfır Racing motosiklet aldım (motosiklet te güvenlik ve kalite hayati önemde olduğundan, önceki sahiplerin yapabileceği kaza gibi şeyleri elemek için) ve 2010'da Yamaha Türkiye beni fena öpmüştü. 2011'de satarken maddi manevi büyük kayıplara uğradım ancak o olaydan sonra faturayı en cok kendime çıkardım, sıfır bir motoru 2 sene bile kullanmadan satınca fiyat feci şekilde düştüğü gibi uygun müşteri bulmak ta zor oluyordu.

 

2012'da Mazda RX'i alırken tam tersi durum oldu, Kasım Aralık gibi kimsenin spor araçla ilgilenmediği sırada "alır mısın" diye 2006 model RX getirdiler, satıcısı 42bin TL'den satmak istemiş fakat Bursa piyasasında en cok 33bin TL vermişler ki o da büyük ihtimalle bir galericiye gidecekti. Ben 37bin TL verdim satıcı anında kabul etti. 2.elde kimsenin Mazda'dan anlamayıp fiyatı indirmesi bir bakıma tamamen avantajıma oldu. Sonraki 1 sene boyunca 2.el 2006 RX piyasası 40bin civarında seyretti ancak son bir yıldır ilanlarda 50bin TL destek noktası olduğunu görüyorum, yani bu aracın değeri arttı.

Belash, on 26 Jun 2015 - 11:29, said:

 

Hm tamam ancak tavsiyem, satış için onları çıkarmanız  Sebebiyse cam filmi öyle yaygınlaştı ki özellikle kırmızı renk Seat Ford gibi bir alt segmentte gösteriş amaçlı felaket yaygınlaştı onlar onlarla benzer grupta görülmemesi açısından, nacizhane görüşümdür.

 

Öpüyor demeyelim de, fıtratı böyle diyelim. Butik markalar hep kaybettirir, bu piyasanın geleneği böyle. Alfa Romeo, Mitsubishi, Mazda hep kaybettiren markalar. Renault, Ford, Toyota, Opel ve kesinlikle Vw kaybettirmeyen modellere sahipler. Bu kısım hep tuhafıma gitmiştir. 

 

Rx-8 fiyatı konusunda da hocam, destek noktası yanılgısına pek kanmayın derim, ilanlar ütopik rakamlar içerebiliyor. 

 

Cam filmi konusunda da, pek düşünmedim çıkarmayı. Gündüz neredeyse 45-50 dereceleri gören ortamda cam filmi hayat kurtarıyor resmen...

Yorum bağlantısı
Diğer Sitelerde Paylaş

  • Yanıt 45
  • Oluşturuldu
  • Son yanıt

Serkan hocam ne desen haklısın, Mazda'nın bu politikasızlığından en çok zarar eden sensin. İyiki de seni dinleyip beyazı almadım vaktiyle, zarar katmerli olacaktı yoksa.  :dua:

 

Bende abim dahil 4-5 kişiye Mazda aldırdım, bunlardan 3 tanesi sıfır aldı. 45 bin liraya aldığı Mazda 3' ü 1 sene sonra satışa çıkardığında gelen teklifleri görünce adamın dudağı uçukladı. Daha 1 yaşında bir araca bayi 34 bin lira teklif etti, 36.500' e zor bela elinden çıkardı. Sıfırı o sıra 50 bin lira civarındaydı. 1 yılda neredeyse %30 (!) değer kaybı... O saatten sonra da hemen hepsi Mazda çok iyi ama bende parayı sokakta bulmadım deyip biri Volvo S60, diğeri Peugeot 3008 beriki Vw Golf aldı. Golf alan 1 yıl kullandıktan sonra ciddi bir karla aracı elden çıkarıp Audi A3 sedan aldı, onu da geçen satmış, yine bir miktar karla... Mazda' da aldığı fiyatın üstüne satan var mıdır, sanmıyorum... Mazda çok güzel ama ülkemizdeki imajı yerde bile değil, yerin dibinde maalesef.  :kafa:

 

 

 

Öpüyor demeyelim de, fıtratı böyle diyelim. Butik markalar hep kaybettirir, bu piyasanın geleneği böyle. Alfa Romeo, Mitsubishi, Mazda hep kaybettiren markalar. Renault, Ford, Toyota, Opel ve kesinlikle Vw kaybettirmeyen modellere sahipler. Bu kısım hep tuhafıma gitmiştir. 

 

Rx-8 fiyatı konusunda da hocam, destek noktası yanılgısına pek kanmayın derim, ilanlar ütopik rakamlar içerebiliyor. 

 

Cam filmi konusunda da, pek düşünmedim çıkarmayı. Gündüz neredeyse 45-50 dereceleri gören ortamda cam filmi hayat kurtarıyor resmen...

 

Sıfır alımdan sonraki 1 senede 30% değer kaybı yüksek olsa da, ekonomi kuralları dahilinde bir oran. Benim Yamaha motosiklette 25bin TL'ye (ki o da kampanya indirimi sonrasıydı) aldım, 17,5bin 'den güç bela sattım yani tam olarak 30%.

 

RX'te 2.el ilanlarda aslında alıcı olmadığımdan fiyattan daha çok araçların durumuna ve teknik özelliklerini bilmeden sadece alıp satan kişiler ne yazmış diye bakıyorum, boş zamanlarda meraktan.

 

revivo selam.öncelikle belirteyim. benim mazda felsefem şu; bir mazda ancak yeni bir mazda almak için satılır :) inanın bu gerçekten böyle benim için. ama bunun böyle olması bazı gerçekleri de tartışamayacağımız anlamına gelmemeli diye düşünüyorum.herkes gerçekleri cesurca ama saygılı bir şekilde tartışsa sorunlar daha kolay çözülür değilmi.ama yok burada sadece motor arıza sorunları,yok efendim hangi yağı kullanayım yada şu araç alınırmı diye başlayıp giden tartışmalar ve yorumlarla kısıtlanacaksa gerçekten üzücü derim. yorumuna istinaden şunları söylemek isterim.hep belirttim kendi şahsıma 7 kere sıfır mazda satın aldım ve hepsinide sıkıntılı sattım. özellikle de mps yi :) ama genede mazda aşkımdan vazgeçmedim.ikinci eldeki bu zor satış ve değer kaybı malesef mazdaya özgü onu belirteyim.bu kadar mazda alıp satan birisi olarak bundan eminim :) ayrıca durumu rx le mukayese etmişsin onada cevap vereyim.bir kere mps türkiye mazda tarafından sadece 4-5 adet getirilip satmayı beceremeyince bırakıldı.rx ise çok daha fazla sayıda var türkiyede yani daha bilinir bir araç mps ye göre.o da çok fazla değer kaybeden bir araç.şu anki piyasa fiyatları seni yanıltmasın.o artış diye görünen ikinci el fiyatı tamamen sıfır araç fiyatlarındaki aşırı yükselmeyle alakalı.buna göre düşünürsen rx in fiyatı hala yerlerde sürünüyor mps gibi.sıfır alma şansın yok çünkü rx  üretimi bitti biliyorsun.ilkinci el olarak aldığında ilk başta insana cazip gelir rx,yaa işte 1.3 motor spor araba hem,fiyatı da uygunmuş alalım nolucak gibi düşüncelerle alırsın ama aldıktan sonra şehir içişndeki o muazzam 18-20 litrelik yakıt tüketimini görünce birde üstüne efsane motor problemi yada olma riski düşüncesi eklenince pişmanlık başlayıp artarak devam eder ve kurtulmak için uğraşırsın bizim gibi :) burası önemli okuyun lütfen!!!! hepimizin bildiği gibi  mazda türkiye de 90 lı yılların başında yakaladığı müthiş ivmeyi malesef o zamanki tedarikcinin verdiği zararlar sonucu feci bir şekilde kaybetti ve bir daha toparlayamadı ve şu anki haline bakılırsa toparlayamayacak.malum şu an türkiyede distirübütör artık yok. operasyon merkezi mazda avrupa almanya dan yönetilmek suretiyle mazda türkiye olarak bir bayi gibi görevlendiren bir kaç kişliyle satış ve sonrası hizmetler yönetilmeye çalışılıyor.yani hala japonya mazda türkiyeye önceki mevzulardan dolayı güvenmiyor,hemde mazdayı türkiyede temsil etmek isteyen güçlü ve güvenilir bir distirübütör çıkmıyor. işte bu yüzden mazdanın reklamları türkiye de yok,bu yüzden az sayıda araba getiriliyor,onlar her ne kadar mazda nın üretim adedi az bu yüzden az araç getiriyoruz desede inanmayın.ssanyong kadar damı olamadılar ya da bir gelly.ikisininde reklamları televizyonda defalarca verildi veriliyor.yıllardır mazdayla yaşamış birisi olarak şu sonuca vardım.mazda türkiye cesaret edip getirebildiği az sayıdaki aracı verdiği bayilere yüksek karlarla sattırıyor. çünkü önce bayi ayakta kalmalı ki mazda devam edebilsin. bayi az sayıdaki satış elemanlarına diğer çoğu markanın kendi satış elemanlarına verdiği satış priminden çok daha yükseğini veriyorki satış elemanı işi bırakıp gitmesin.işte bu yüzden mazda araçların fiyatları da zaten yüksek yani fatura son kullanıcı olan bizlere kesiliyor aslında.bu durumun üstüne birde ikinci eldeki yüksek değer kayıpları ve elden çıkarma süresindeki uzunluk ve önceki zamanlardan kalma imaj bozukluğu ve diğer satış sonrası sıkıntılarda eklenince sonuç ortada... malesef işin özü bu kim ne derse desin.ben sonuna kadar mazdacıyım ve mazda japonyaya olan güvenim her zaman tam bunu hep belirtiyorum.sıkıntı türkiye de arkadaşlar.hadi bütün mazeretlerini anladık diyelim,hani diyorlar ya bizim çok satmak gibi bir derdimiz yok,sunrooflu araba neden bu kadar şart olmasa nolur savunmaları,motor güçlü olmasa nolur savunmaları,kendimi mazdacı olarak bildim bileli her sene ortaya attıkları yok efendim işte bu yeni modelimizle piyasayı sallayacağız mazdanın yılı olacak şeklinde atılan naralarrr...off  offf  bıktık yaa vallaha bıktıkkk.. çok şey yazarımda hani hepsinden geçtik ya hiç değilse şu ikinci el problemini yıllardır neden çözemeyip hep bahane üretip umut tacirliği yapıyorlar onu bir anlatsınlar bize kardeşim.sakın kalkıpta ikinci el bizle alakalı değilki,,piyasa şartları böyle vs. vs. demesinler lütfen. siz doğru politika izleyip ve izlettirip mazdanın zoom zoom ruhuna uygun hareket ederseniz,müşterilerinize aileniz gibi yaklaşıp onlarla yaşadığınız sorunları kişiselleştirmeden dostça çözmeye çalışırsanız,bayi ve servislerinizi de ne yapıp edip bu anlayışa göre seçerseniz hepimiz sizi takip ederiz ve hepimizin çabası ve katkılarıyla mazda gerçekten türkiye de hakettiği yere kısa zamanda gelir.hani bir söz var ya ;  insanlar gemiyi fırtınada nasıl kullandığınızdan çok,gemiyi limana yanaştırıp yanaştıramadığınıza bakar diye... yani hatice değil netice kardeşim netice neticeee :) ben ölene kadar mazda ya binmek istiyorum ama bu sıraladığım sorunları yaşama korkusu olmadan..ben türkiye de mazdanın sadece binmekte olan kişiyi mutlu eden bir araç olması dışında diğer insanlarında gıptayla bakıp saygı duyduğu, almayı ve sahip olmayı arzuladığı bir araç olmasını gönülden diliyorum, çok şeymi istiyorum sizce ,lütfen kalkıp demesinler durum bu diye işine gelmiyorsa başka marka al diye,horoz yumurta misali :) sonuç olarak hiç kimse parayı sokakta toplamıyor ve him kimse hangi marka araç olursa olsun aldığında 5-10 yıl binmek zorunda değil haksızsam haksızsın deyin.hepinize saygılar

 

90'ların başında bir eniştem Mazda 323 almıştı o zaman için süper bir arabaydı. Mazda Türkiye'nin iyi olduğu dönemler demekki.

 

Yanlız Mazda MPS 'yi bile 1 sene sonra elden çıkarıyorsan Mazda Türkiye ne yapsın .) Araba sıfır alım sonrası ilk satışta en büyük oranda değer kaybediyor bu işin ekonomik kanunu. Bu işlerle ilgilinen bi ark göstermişti ya da bir yerde görmüştüm ilk sene 15% sonraki her sene 10% değer kaybı içeren denklem vardı, ilk gördüğümde isyan etmiştim, ancak yıllar zarfında alıştım.

 

Tofaş, Renault, Ford, Toyota, Opel ve VW değer kaybettirmiyor alan kişi değerim var diye kullanıyor fakat özel araba anlamında değeri yok. Yani sosyal değeri de işin içine kattığınızda denklem yine tamamlanıyor: Tofaş, Renault, Ford, Toyota, Opel ve VW ekonomik olarak kaybettirmiyor ancak sosyal değer olarak kaybettirirken Mazda  ekonomik değer olarak kaybettiriyor ancak sosyal değer olarak kaybettirmiyor.

 

RX için ş.içi 18-20 lt 'yi temsili olarak yazdınız sanırım. RX'in 250, 240, 231 ve 192HP olmak üzere 4 farklı seceneği var ve Renesis motoru  2003 -2012 arasında yer yıl revize edildi ve bu tüketime de olumlu yansıdı. Benim RX'in motoru 2011'de sıfır takılmış 231HP'lik sandık motor. 100km tüketim değerleri akşamları ve daha çok açık yollarda kullandığımı hesaba katarsak 10lt civarı. Sürekli spor tarzda kullansam 15lt'ye belki o zaman yükseliyor. Bu araçta ateşleme bobinleri ve buji ve kablolarını kendim yeniledim ve katalitik konvertörü iptal ettim, onlar da tüketime olumlu etkiyor. Ancak her halukarda RX tüketim miktarı konusunda herhangi bir vaadi olmayan model, 2012'de üretimi sonlanana dek "yol bilgisayarı" denilen şeyi Mazda özellikle koymamış .) böyle bir aracın direksiyonuna geçip kullanmaya başlayacak kişi anlık / ortalama tüketim değerlerine bakacaksa hiç kullanmasın der gibi bir mesaj verior ki oldukça doğru bir mesaj bence.

 

Tüketim konusundan MPS'ye geleceğim yine; konu başlığı da onunla ilg zaten. Şimdi MPS bu şekilde ekonomik olarak zarar ettiriyorsa bu aracı alıp bir daha pek satmamak en isabetli yol belki. Cunku böyle bir kasa ve böyle güç ve tasarımda araç pek yok. Tadını çıkarmak lazım. Bunun için de belki 2.el 85bin - 70bin TL gibi rakamı tekrar satışta nasıl satarım durumunu  unutmak gerekiyor. Onun yerine hafta sonu gezileri ve uzun yol tatillerinde şahane gidecek bir araç, tadını çıkarmak gerekiyor. O yüzden şehir içinde çok sık kullanmamak ta gerekiyor bence cunku öyle kullandıkça tüketim ve diğer masrafları, aracın verdiği keyiften daha ön plana çıkabilir. Uzun lafın kısası böyle özel bir araç için özel bir kullanım planı da uygulanmalı.

Yorum bağlantısı
Diğer Sitelerde Paylaş

Sıfır alımdan sonraki 1 senede 30% değer kaybı yüksek olsa da, ekonomi kuralları dahilinde bir oran. Benim Yamaha motosiklette 25bin TL'ye (ki o da kampanya indirimi sonrasıydı) aldım, 17,5bin 'den güç bela sattım yani tam olarak 30%.

 

RX'te 2.el ilanlarda aslında alıcı olmadığımdan fiyattan daha çok araçların durumuna ve teknik özelliklerini bilmeden sadece alıp satan kişiler ne yazmış diye bakıyorum, boş zamanlarda meraktan.

 

 

90'ların başında bir eniştem Mazda 323 almıştı o zaman için süper bir arabaydı. Mazda Türkiye'nin iyi olduğu dönemler demekki.

 

Yanlız Mazda MPS 'yi bile 1 sene sonra elden çıkarıyorsan Mazda Türkiye ne yapsın .) Araba sıfır alım sonrası ilk satışta en büyük oranda değer kaybediyor bu işin ekonomik kanunu. Bu işlerle ilgilinen bi ark göstermişti ya da bir yerde görmüştüm ilk sene 15% sonraki her sene 10% değer kaybı içeren denklem vardı, ilk gördüğümde isyan etmiştim, ancak yıllar zarfında alıştım.

 

Tofaş, Renault, Ford, Toyota, Opel ve VW değer kaybettirmiyor alan kişi değerim var diye kullanıyor fakat özel araba anlamında değeri yok. Yani sosyal değeri de işin içine kattığınızda denklem yine tamamlanıyor: Tofaş, Renault, Ford, Toyota, Opel ve VW ekonomik olarak kaybettirmiyor ancak sosyal değer olarak kaybettirirken Mazda  ekonomik değer olarak kaybettiriyor ancak sosyal değer olarak kaybettirmiyor.

 

RX için ş.içi 18-20 lt 'yi temsili olarak yazdınız sanırım. RX'in 250, 240, 231 ve 192HP olmak üzere 4 farklı seceneği var ve Renesis motoru  2003 -2012 arasında yer yıl revize edildi ve bu tüketime de olumlu yansıdı. Benim RX'in motoru 2011'de sıfır takılmış sandık motor. 100km tüketim değerleri akşamları ve daha çok açık yollarda kullandığımı hesaba katarsak 10lt civarı. Sürekli spor tarzda kullansam 15lt'ye belki o zaman yükseliyor. Bu araçta ateşleme bobinleri ve buji ve kablolarını kendim yeniledim ve katalitik konvertörü iptal ettim, onlar da tüketime olumlu etkiyor. Ancak her halukarda RX tüketim miktarı konusunda herhangi bir vaadi olmayan model, 2012'de üretimi sonlanana dek "yol bilgisayarı" denilen şeyi Mazda özellikle koymamış .) böyle bir aracın direksiyonuna geçip kullanmaya başlayacak kişi anlık / ortalama tüketim değerlerine bakacaksa hiç kullanmasın der gibi bir mesaj verior ki oldukça doğru bir mesaj bence.

 

Hocam ilk yıl %30 değer kaybı hiç bir şekilde kabul edilebilir bir oran değil maalesef. ABD gibi otomobil tüketiminin had safhada olduğu ülkelerde araba ikinci el olarak değerlendirilmez neredeyse. Onlarda dahi araçlar bu kadar değer kaybetmez. Örnek olsun diye veriyorum; 25 bin dolara satılan Mazda 3 Grand Touring modelinin 1 yaşında 4 bin mil yapmış olanı 23-24 bin dolara su içinde alıcı bulur. Ki bu ABD' de olan bir durum.

 

Geçiyorum, Türkiye'ye gelelim. Butik olan Alfa Romeo, Mitsubishi, Mazda ve Subaru markaları hariç; diğer hiç bir araç %30 değer kaybetmez. Yine emsal olsun diye veriyorum; 65.400' e etiket fiyatı ve 64.600 gerçek satış fiyatı olan Toyota Corolla 1.6 Advance düz vites modelinin 1 yaşında, galeri ya da şirket aracı olmayanı 60 Bin liraya su içinde alıcı bulur. Filo ya da rent a car çıkması araçlarda dahi 57 bin liranın altında yok, ki bunlarda dahi %30 değer kaybını göremezsiniz. Daha başka markaların sıfır ve 1 yaşında ikinci ellerinin fiyatlarını karşılaştırabilirsiniz.

 

Motosiklet ve otomobil elma ile armudun karşılaştırması gibi olmuş. Motosikletlerin fiyatları hem daha düşük hem de bende olsam sıfırı 25 bin liraya satılan Yamaha'nın ikinci elini gidip 22 bine almam mesela.

 

Mazda Türkiye araçlarının satış sonrası değeri için bir şey yapmayacaksa, bu işe de kalkışmamalı bence. Serkan hocanın yazdıklarının hepsinin altına gönül rahatlığıyla imza atarım, ki her zaman az söyler çok söylemez. Mazda Türkiye eski distribütör faciasından kurtulduktan sonra bir sürü fırsat yakaladı, memur mantığıyla hareket ettikleri için de bu fırsatları heba ettiler. Japon yeni paritesi oldukça ideal seviyelere geldi, fiyatları revize edip satışları arttırmak yerine fiyatları sabit tutup eldeki araçları aheste aheste satma yoluna gittiler vesaire... En ufak bir reklam yapmayıp, nasılsa alıcısı var diye en ufak rizikoya girmediler.

 

Tüm dünyada 1.5 milyon Mazda satılırken, bunun neredeyse yarısının biraz azını Mazda 2-Mazda 3 oluştururken Mazda 2' yi dahi getirmediler. Mazda 2 Sedan modelini pek çok Mazda sahibi bilmez, Türkiye için çok çok ideal bir araçtır mesela. Türkiye'ye hiç ama hiç getirilmedi. Hala da Mazda 2 gelmez niyeyse.... post-1577-0-85750600-1435399346_thumb.jp

 

Mazda'nın TR' de en az bulunan modelini kullanıyorum. Tüm Türkiye' de sanıyorum ki, 5 adet. Performans arabası niyetiyle aldım, 1 sene boyunca neredeyse her gün Lancer Evo X, Subaru Impreza WRX ve Mazda MPS baktım, bulabildiğim bütün kaynakları okumaya, anlamaya çalıştım. Almadan önce Lancer Evo X' de karar kılmışken son anda ibreyi Mazda MPS'ye çevirdim, iyi ki de çevirmişim. Kullandığım sürece keyiften dört köşe olduğum zamanlar da oldu, heyecandan titrettiği zamanlarda oldu. Bunu kaybedeceğim 5-10 bin lirayla mukayese edemem. Ekonomik imkanlarım devam ettiği müddetçe de böyle bir araca yeniden sahip olmak isterim.

 

Lakin kazın diğer ayağı da var. Gün geliyor çok sevdiğiniz aracı öyle ya da böyle satmak/değiştirmek zorunda kalıyorsunuz. Rx-8 sizi şu an çok çok memnun ediyor olabilir. Ama yarın Allah muhafaza bir kaza/hastalık ya da acil başka bir durumda elden çıkarmak zorunda kaldığınız da bu memnuniyetiniz devam edecek mi? Arkadaşınızın bahsettiği hesaplama tablosu AB gibi yeni otomobilleri teşvik eden uygulamalarda geçerli ama maalesef ülkemizde öyle değil. 2013 yılında Passat 1.6 Comfortline Dizel düz vitese 73 bin lira ödeyen kuzenim, bugün 76 bin liralık teklifi reddetti. Benzer durumda 103.500 liraya Mazda 6 alan doktor arkadaşım 2 ay önce 1 yaşında 13500 km' deki aracını 84 Bin liraya sattı, alan arkadaşta 94-95 bin liradan satışa sunmuş. Sizce kaça satar; 90 bin liraya belki belki. Şu an sıfırı 137 bin lira olan bir aracın 1 yaşındaki bir modelinin 90 bin liraya satılması normal midir? Çinli markalarda dahi bu derece değer kayıpları yok, bu da çok üzücü. Mazda niye bu kadar ele ayağa düşsün, satışları azalsın..

 

Sosyal değer kısmına da katılmıyorum şahsen. Mazda kullanıcısı olarak yenisiniz, Mazda'yı her ne kadar akademisyenler, doktorlar alıyor dense de kanmayın, misal ben çiftçiyim :) O sosyal değeri de hala görmüş değilim, bir kaç kez Mazda sahipleriyle yol üstü lokantalarda karşılaştık, selamlaştık o kadar. Mazda Türkiye bu konuda da çok eksik. Resmi anlamda bir Mazda kulübü mü yaptılar, Mazda kullanıcılarına bir gün olsun bir jest mi yaptılar, bir davet mi verdiler, bir piknik mi düzenlediler. Varsa yoksa kullanıcıların kendi çabalarıyla, kendi imkanlarıyla yapmalarını beklediler. Bu forum için ana sayfalarında link vardı, artık o da yok!

 

Misal bu cahil köylü kafamla düşünüyorum; Türkiye' de var olan Mazda sahiplerinin tümüne bir davetiye kartı yollasam, en fazla 2-3 bin adettir zaten, tane başına 2 lira posta ücreti ödesem ne kaybederim? Hepsini İstanbul' daki fuara davet etsem, 100 tanesi gelse dahi yeter. Gelenlere bir anahtarlık versem, bir ajanda hediye etsem, Mazda Kulubü oluştursam, ne kaybederim? 10 bin lira kaybetmiş olayım. Var mı öyle bir çaba, yok. Ya da ben aptalım, hiç görmedim.

 

Mazda'nın sosyal değeri de öyle çok ahım şahım değil maalesef, kusura bakmayın.

 

RX-8' i çok bilmiyorum ama kullanıcılarından duyduğum kadarıyla 18-20 litreleri görmek çok afaki değilmiş. Ama tabi kullanımdan kullanıma fark var; MPS ile defalarca İzmir' e gittim geldim, aheste gittiğim zamanlarda 120 litre benzin yaktığımda oldu, 165 litre yaktığımda. 1600 km'lik yolda kah 7.5 litre yakıyor da dedim, 10.5 litre yakıyorda. İkisi de doğruydu, performanslı kullanırsanız RX-8' de 18-20 litreleri de görebilirsiniz.

Yorum bağlantısı
Diğer Sitelerde Paylaş

Hocam ilk yıl %30 değer kaybı hiç bir şekilde kabul edilebilir bir oran değil maalesef. ABD gibi otomobil tüketiminin had safhada olduğu ülkelerde araba ikinci el olarak değerlendirilmez neredeyse. Onlarda dahi araçlar bu kadar değer kaybetmez. Örnek olsun diye veriyorum; 25 bin dolara satılan Mazda 3 Grand Touring modelinin 1 yaşında 4 bin mil yapmış olanı 23-24 bin dolara su içinde alıcı bulur. Ki bu ABD' de olan bir durum.

 

Geçiyorum, Türkiye'ye gelelim. Butik olan Alfa Romeo, Mitsubishi, Mazda ve Subaru markaları hariç; diğer hiç bir araç %30 değer kaybetmez. Yine emsal olsun diye veriyorum; 65.400' e etiket fiyatı ve 64.600 gerçek satış fiyatı olan Toyota Corolla 1.6 Advance düz vites modelinin 1 yaşında, galeri ya da şirket aracı olmayanı 60 Bin liraya su içinde alıcı bulur. Filo ya da rent a car çıkması araçlarda dahi 57 bin liranın altında yok, ki bunlarda dahi %30 değer kaybını göremezsiniz. Daha başka markaların sıfır ve 1 yaşında ikinci ellerinin fiyatlarını karşılaştırabilirsiniz.

 

Motosiklet ve otomobil elma ile armudun karşılaştırması gibi olmuş. Motosikletlerin fiyatları hem daha düşük hem de bende olsam sıfırı 25 bin liraya satılan Yamaha'nın ikinci elini gidip 22 bine almam mesela.

 

<kısaltıldı>

Aslında benim Yamaha'yı satarken 20bin'e de müşteri bulmuştum ancak Harley'imi satıp dönecem demişti o sıralar kafam dalgındı ya tam inanmadım ya da unuttum hatırlamıorum başkası çıktı 17,5 veririm dedi ona sattım sattıktan birkaç hafta sonra Harley'ci döndü "20bin tl hazır alcam" dedi :( Böyle bir badire atlattım, kendim çok acemiydim satıcı olarak. Bir ufak ayrıntı daha (bu baya berbat) noterde satışı imzalayacağımız sırada 17,5 çıkarması gereken alıcı "350tl eksik, param yok" dedi tam 17,15 çıkardı ben acemi olduğum kadar maalesef (kendi kendime çok kızıyorum) aptal olduğum için kabul ettim bu rezaleti, noterde satışı verdim. Oysa ki o sırtlana "olmaz" diye çıksam, satmasam bir iki hafta sonra 20bin'e zaten satılacaktı... İnsan hayatta böyle şeyler yaşıyor acı deneyimler akıllı yapıo insanı .)

 

Mazda Toyota ile aynı 2.el piyasasında olamaz, dediğin "butik" marka olayı veya Türkiye'de az satılması, az olması sebeplerden dolayı. Subaru ve Evo konusuna gelince, Evo şahsi favorimdir. Ancak Evo da alsaydın satışta yine kayıp olacaktı. spor ve pahalı araçta alım satım zor olsa gerek, benim de çok tecrübem yok esasında.

 

Amerika bambaşka piyasadır bu arada. Örneğin RX-8 dünyada açık ara en cok Amerika'da bulunuyor, nüfusa oranla da en yüksek galiba ve Mazda diğer modellerinde de benzer durum olabilir ve bu 2.el piyasasına da yansıyabilir.

 

RX'le sürekli yarış modunda olursan o zaman 18-20lt götürebilir. Bazı zamanlar sürekli yarış modunda kullandığım da oldu fakat hiç hesaplamadım ki .)  ancak dediğin rakamlara ulaşmış olabilir. fakat her halukarda Mazda'nın rx'e hiç yol bilgisayarı özellikle koymadığını hatırlatırım. amerika'nın (ve dünyanın) en popüler rx sitesi rx8club.com'daki ünlü moderatör RIWWP her ürden soruyu cevaplıyor fakat "yakıt tüketimi" konusunda soru ile gelmeyin diyor ve hatta o konuda çeşitli amerikanca esprileri vardı; şu anda unuttum. Benim ortalama tüketimim 11lt. Ayda 250TL kadar benzin parası ödüyorum yaz aylarında bu bazen 500-600'ü buluyor ancak bu yaz o kadar çıkmayı pek düşünmüyorum.

 

Bir arkadaş 2010'da Mazda 3 almıştı hala satmadı. Açıkçası satsa yerine ne alacak. Bence doğrusunu yapıyor.

Yorum bağlantısı
Diğer Sitelerde Paylaş

<mesaj kısaltıldı>

 

    ayrıca amerikadaki radyo programcısının rx ile ilgili konularda benzin tüketimine hiç girmediğini dile getirmişsin ama kaçırdığın bir nokta var:) benzin fiyatı amerikada bizdeki kadar pahalı olsa idi ne olurdu hiç düşündünmü :) hiç unutmam geçtiğimiz yıllarda bu kadar ucuz benzin fiyatı olmasına rağmen amerikada benzine bir kaç cent zam gelmişti de ortalık ayağa kalkmıştı büyük protestolar olmuştu bilmem anlatabildimmi :) ve amerikada hepimizin malumu 2.000 cc nin altında araç kullanan yok gibi birşeydir çünkü benzin çok ucuz..

 

    revivo bu arada bende yarı bursalıyım :) orada çok akrabalarımız var örneğin bürosit ve hüroğlu grup bazıları.hatta geçen yıl mazda 5 için inallar mazdaya  gelip satın  almıştım.satıştan serhat la çok iyi muhabbetimiz vardır.kendisini çok severim işine hakim ve çok candan samimi bir arkadaştır.bir gün yeniden geldiğimde bir tanışıp çay içelim istersen :)

 

Orada bahsettiğim sorun Amerika'da benzin fiyatlarının düşük olmasından çok eşdeğer hacim veya güçte diğer araçlara göre de RX'in daha çok tüketmesi. RIWWP konuyu "Gas Mileage" (Amerikanca "benzin tüketimi" .) diye başlık yapmış, orada RX'lere "felaket benzin içiyor" şeklinde yaklaşanlar için

 

"benzin tüketimi konusu tartışıldı, konu kilitlendi, kilit kaldırıldı, yine kilitlendi, konu (reinkarnasyonla) hayata geri geldi, konu canlı halde yakıldı, kellesi uçuruldu ("beheaded"), cesedi yakıldı ("cremated") ve denizin dibine gömüldü ve lütfen orada kalsın."

 

diyor .)

 

Bursa'ya gelirsen ara yanlız gelmeden en az 1 gün önce haber vermelisin. benim tel'i sana iletebilmem için özel msj gönder. İnallar Mazda'ya bazen ben de uğruyorum daha cok yedek parça almak için.

 

Pq9NWb.png

 

Yorum bağlantısı
Diğer Sitelerde Paylaş

Arşivlendi

Bu konu arşivlendi ve yorumlara kapatıldı

Misafir
Bu konu yorumlara kapatılmıştır.

×
×
  • Yeni Oluştur...